19-22 MAYIS KARADENİZ YAYLA TURU

816-rize-ayder-yaylasi

 

“ANADOLU’NUN NEFESİ, YAYLALARIN DERİN SESİ”

 Efsanelerle dolu bir mimarlık harikası yükselir bu topraklarda..Sümela, sislerin ardındaki heybeti ile insanoğlunun hem derin nefesi hem de nefesinin kesildiği yerdir…”Karadağın (Mela dağının) bakiresi” hem isyanın hem de boyun eğişin simgesidir sanki..

Kışın tamamen ıssızdır yaylalar,sanki yaşanmış tarihin izlerini kendine saklamak ister gibi kimseyi almak istemez içine, ta ki yaz başlangıcına kadar..Tabiatın canlanmasına en saygılı ve mucizeleri en doğal karşılayanlardandır Karadeniz insanları.. Ritüllerle dolu törenlerle gidilir yayladaki evlere, ilkbaharda karlar erimeye başlayınca erkekler yaylaya gidip evlerini kontrol ederler. Evlerin kardan, rüzğardan bozulan, kırılan yerlerini, tamir ederler, çayırların çapalarını düzeltirler. Köylerde de yayla hazırlıklarına başlanır. Yaylaya götürülecek eşyalar satın alınır. İneklerin çırnakları elden geçirilir, puruncaları dikilip boyatılır. Göç günü, köylülerce ortaklaşa belirlenir. Çünkü yaylanın taze otları birlikte otlatılacaktır. Genellikle ekinler ekilmişse ve havalar uygunsa, haziranın ilk haftasında yaylaya göç edilir..kış kendini göstermeye başlayana kadar orada kalır Karadeniz’in güzel insanları..

Karadeniz; yemyeşil, çiçek türleri ile bezeli, kelebeklerin uçuştuğu çayırlara, cana cankatan soğuk sulara, türlü ağaçlarla meşe ve çamlarla donanmış ormanlara sahiptir. Ormanlarda otlaklarda kuş sesleri, çan sesleri, koyun kuzu meleyişleri bu seslere hasret kalanları gerçekten etkiler. Günün her saati bir başka tarif edilmez güzelliktedir. Bölge halkı yüzlerce türkü ile bu güzellikleri ifadeye çalışmıştır.

Doğa’nın insana bu kadar güzel ve yakın geldiği bir coğrafyada derin nefes alabilmek ne kolay, yürümek ve hiç durmamak geliyor insanın içinden.. yorulmak kelimesi lügattan çıkarılmış sanki bu topraklarda..akşam yastığa başınızı koyduğunuzda sadece “huzur” hissediyorsunuz, sabah uyandığınızda “şükran” duyuyorsunuz..doğaya, Yaradana ve tüm mucize gibi görünen gerçekliklere..

Ana Tanrıça Semele’nin elinin değdiği topraklardayız..bereketin, bolluğun olduğu bu güzelim topraklarda..

İnsanı ile, tabiatı ile, yaşantısı ile eşi benzeri nadir bulunan yerlerde.. Tadına doyum olmayan Karadeniz yemekleri var bu toprakların kadınlarının elinden çıkan.. Müziği,dansı, yaşamayı, gülmeyi, bu kadar seven bir kültürle tanışmanın inanılmaz heyecanı var, mutluluğu var, içi içine sığmamazlık var..Doğanın bu yörenin insanına verdiği şekil var..mücadeleci ve bağımsızsızdır Karadeniz insanları, kimseden yardım almadan, sorunlarını kendi başına çözebilme yetisi de kazandırmıştır tabiat onlara…

Ana Tanrıça Semele’nin elinin değdiği topraklardayız.. Neşenin, kahkahanın, başkaldırışın, hırçınlığın hüküm sürdüğü bu güzelim topraklarda…

Binlerce yıldır devam eden bir yolculuk var bu topraklarda..hareket var, değişim var, dönüşüm var..

yerinde duramamazlık ama aynı zamanda sonsuz bir kabulleniş var…

 

Sen da cel …

 

GEZİ ROTAMIZ

1.Gün : TRABZON-BULUT ŞELALESİ-AYDER

hersey-dahil-karadeniz-turu_1565173431199 9-bulut-selalesi

Değerli gezginlerimiz Trabzon’a uçuşumuz başlıyor.

 

Sabiha Gökçen Havaalanında saat 10:00 da check-in işlemlerimiz ile 11:45 te Anadolu Jet ile yolculuğumuza başlıyoruz. Planlanan iniş saatimiz 13:25

Trabzon da karşılanmamızın ardından Çayeli’nden öteye gidelum diyeceğiz ve rotamızı daha da doğuya çevireceğiz, sizlerle beraber durmaksızın Fırtına Vadisi nin yolunu tutmuş olacağız.

Karadeniz’in ihtişamlı deniz manzarası ve bin bir zahmetle dokunmuş olan çay, fındık, kivi bahçelerinin seyri ile Karadeniz sahil yolundan yaklaşık olarak 1:30 saat sonra Fırtına Vadisinde olacağız.

Artık şehirleri, trafikleri, stresleri, üzüntüleri bir kenara bırakıp bulutlar ülkesinde en güzel hayalleri kurup, en şirin masallar diyarına teslim olma zamanı. Fırtına vadisinde biraz dinlenip oksijeni ciğerlerimize doldururken tekrar öze dönüşün hikayesini yazacağız.

Vadide öğle yemeğimiz ilk yöresel lezzetlerle tadına doyulmaz bir menü.

Ve bizleri bekleyen bulut şelalesi olacak, Doğu Karadeniz’in en bakir ve bir o kadar amazon tadında bir yürüyüş yapacağız Tar deresinde.

Bir saat gidiş bir saat dönüş olan programımız sizlerle beraber ilk ısınma nefes açma terapileri olacak, yayla programlarının bir nevi alıştırma  yürüyüşü olacak. Koca koca fil ayakları bitkilerinin yanından geçerken,tar deresinin gümbür gümbür sesiyle bizleri bir şölen havasında karşılayacak bulut şelalesi gezimizi tamamlayıp geri geldiğimiz yoldan döndükten sonra şimdi otelimizde biraz dinlenme zamanı….

Parkur: Kolay                 Yürüyüş: 2 saat             Araç toplam :160 km    ( 2:30 saat )

 

Çat-Vadisi-1 zilkale1

2.Gün : AVUSOR YAYLASI

 

Sabah otelimizde yöresel kahvaltımızı keyifle ettikten sonra, seyahat edeceğimiz aracımızla yolculuğumuza başlıyoruz. 40 dk. sürecek olan araç yolculuğumuzla beraber  ilk olarak rotamızı Hacızeni – Tobaya – Peryatak yaylalarına çeviriyoruz. Kendi elektriğini kendisi üreten, modern  hayata kafa tutan çoğu kesme taş yapı olan, ahşap işçiliğin sergilendiği başka bir Laz yaylasına gidiyoruz. Hayvancılığın hala devam ettirildiği, zor şartlara rağmen hiç yılmadan usanmadan yayla kültürünü devam ettiren gerçek Anadolu emekçi insanlarını göreceğiz ve onların yaşantılarına ortak olup onlarla keyifli sohbetler edeceğiz.

Vakit sallanma vakti değil, kemerli Kaçkar’ın etekleri bizleri bekler. Bir saatlik yatay yürüyüşle ulaşacağımız Tobacelazena  Gölü (Büyük Avusor Gölü)   olacak.

Kemerli Kaçkar’ın ihtişamına doyamayacaksınız. Yüzyıllardır buzulların aşındırması sonucu oluşan, manzarası muhteşem Avusor Sirk gölüne ulaşacağız.                                                                               Gölde geçireceğimiz  bir saatlik vakti dileyenlerle Yoga, Streching yaparak değerlendireceğiz.

Kemerli Kaçkar’ın göle yansımasını,  bulutların gökyüzündeki danslarına   şahit olduktan sonra öğle yemeğimiz için yaylaya doğru dönüşe geçiyoruz.

Yayla evimizde bizleri bekleyen ‘yöresel yayla menüsü’ bizi şımartacak. Yaylada biraz daha yaylanıp dinlendikten sonra Aydere doğru dönüş vakti. Dönüş güzergahında ise  buzul gölü yürüyüşü yetmedi diyenlerle beraber  ‘kuntz yaylası’nda   özel bir patikamız daha bulunmakta ve oradan Aydere varacağız.J

Akşam yemeğimiz yöresel eğlence eşliğinde…

Parkur: Orta            Yürüyüş: 2:30 saat               Araç toplam : 22 km (1:30 saat )

 

 

3.GÜN: ÇAT VADİSİ – ZİLKALE – PALOVİT ŞELALESİ – FIRTINA VADİSİ ADVENTURE PARK

 

Tarihi konaklar ve tarihi köprüler eşliğinde ortaçağdan kalan,tarihini ve kültürel mirasını yansıtmaya çalışan şu zamana kadar ayakta durmayı başarabilen Zil Kayele ulaşıyoruz.

Zil kale gezimizi tamamladıktan sonra,Doğu Karadeniz’in en bakir vadilerinden biri olan Palovit vadisine girip,gümbür gümbür akan palovit deresinin sesini, tarihi şimşir ve porsuk ağaçlarının eşliğinde 45 dk. lık doğa ve terapi yürüyüşümüzü tamamlıyoruz.

 

Yürüyüşümüzün  sonunda  15 mt. dökülen Palovit Şelalesi’ni ziyaret ediyoruz ve son  yürüyüş  programımızı  yapıyor,öğle yemeği için   ÇİNÇİVA köyüne doğru yola koyuluyoruz.

 

ÇİNÇİVA’DA   bize özel ‘Hemşin lezzet menüsü’ diye adlandırdığımız öğle yemeğimizi yedikten sonra sizlerle fırtınanın serin sularında ‘RAFTİNG ’ yapıp, İnsan Sapanı’yla yeniden dirilircesine ve farklı bir benlikle  şehire doğru fırlatıyoruz.

 

Parkur : Kolay         Yürüyüş:45 dk.        Araç toplam:55 km ( 2 saat )

bastanbasa-otobus-ile-karadeniz-turu_12_31-4NdB9 rafting

 

4.Gün Trabzon

Sabah kahvaltının ardından yapacağımız yürüyüşümüzde Gelin Tülü Şelalesi ve Ayder yaylasının güzel ahşap evlerini görüyoruz. Trabzon’a dönüş ve gezimize 19. yüzyıl Avrupa, Karadeniz mimarlığının ortak bir ürünü olan Atatürk Köşkü’nü ziyaret ediyoruz. 20. yüzyıl başında ziyaret edilen köşk Trabzon sivil mimarisinin en güzel örneklerindendir. Ardından Kral I.Manuel (1238-1263) tarafından 1250-1260 yılları arasında yaptırılan ve bir manastır kilisesi olan  Fatih Sultan Mehmed’in 1461 yılında Trabzon’u fethinden sonra da kilise olarak günümüzde de Camii olarak kullanılan Ayasofya Camii’ni ziyaret ediyoruz ve Gülbahar Hatun Camii Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim tarafından annesi Gülbahar Hatun adına 1514 yılında Trabzon’da yaptırılmış bir camidir. Gülbahar Hatun camii ziyareti sonrası havaalanına hareket ediyoruz.

İstanbul’a hareketimiz başlıyor 12:30 civarında havaalanında oluyoruz. 13:55 uçuşu ile 15:40 ta İstanbul da oluyoruz. Güzel hatıralar ile haftaya keyifli başlayacak olmanın dinginliğe geçiş zamanı.

Değerli Gezgin dostlarımız;

Fiyat Kişibaşı     :1295 TL     (Double odada Kişibaşı)

Single Farkı        :475 TL

**     Uçağı milleriniz ile almak isterseniz bizimle irtibata geçiniz.

**     6-12 çocuk gezginlerimiz için fiyat talep ediniz.

**     Bonus ve World kredi kartlarına peşin fiyatına 5 taksit

Notlar

  • Turumuz kişisel harcamalarınız hariç her şey dahil konseptte oluşturulmuştur.
  • Yürüyüş parkurlarına katılım zorunlu değildir. Bulunan lokasyonda serbest zaman geçirebilirsiniz. Sizin yaylalarda keyifli vakit geçirmeniz için yürüyüşler aynı noktada buluşmak üzere dizayn edilmiştir.
  • Tura katılan misafirlerimiz için yanınızda bulundurulması gerekenler ve hava durumu ile ilgili bilgilendirme maili paylaşılacaktır.

 

Fiyata Dahil Hizmetler

  • Profesyonel yerel rehberlik hizmeti
  • Ayder yaylasının en güzel otellerinde 3 gece konaklama
  • Tüm ara transferler
  • Tüm Yemekler
  • TURSAB zorunlu sigortası.
  • Müze ve ören giriş yerleri
  • Sizler için hazırlanmış sürprizler ve terapilerimiz…
  • 1 gece yöresel müzik eşliğinde eğlence.

 

Hayallerini Erteleme

Adınız (gerekli)

E-Posta Adresiniz (gerekli)

Size Ulaşabileceğimiz Numara

Katılmak İstediğiniz Tur (gerekli)

Please follow and like us:
0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir