Tatil Katili Olmayın, Beni Katil Etmeyin!

Uzun çalışma saatleri, şehir trafiği, nemli havada üzerinize yapışan iş kıyafetleri, olanaksız deadline ve termin tarihleri, eli belinde müşteriler, gergin yöneticiler, patrondan çok patronculuk oynayan çalışma arkadaşları, aslında vakit kaybı olduğunu çok iyi bildiğiniz zavazingo toplantılar ve daha nice saçmalıklardan daha beteri nedir biliyor musunuz? Elinde kokteyli, kafasında hasır şapkası ile 234 ayrı pozunu Facebook’tan paylaşan Pelinsu’nun size bu sene hala tatile çıkmamış olduğunuzu hatırlatan sosyal medya paylaşımları.

Tatile bir daha asla çıkamamasını dilediğim şuursuz arkadaşlarıma sesleniyorum. Sen ultra herşey dahil tatiline çıktığında açık büfede kaç çeşit salata olduğundan, plajda içtiğin kokteyle konulan nar tanelerinin sayısına, ayağındaki nasırdan, üzerine yayıldığın şezlongun poponda bıraktığı ize kadar her şeye hakim olmak istemiyorum.

Senin fotoğraf paylaşmanı istemiyor da değilim, yanlış anlama. Sadece dozuna dikkat et diyorum. Tatildeyken Instagram’da birkaç parça fotoğraf paylaş mesela, gerisini daha sonra facebook’ta albüm yapabilirsin illa paylaşmak istersen. Böylece tatilin ile ilgili çok önemli bir noktayı da yakalamış olacaksın: Anı yakalamak.

Ne kadar klişe bir şey değil mi bu söylediğim? Vıcık vıcık sosyal medya felsefesi kokusu yayan, içi boşaltılmış bir kavram. Hâlbuki ne kadar önemli. Hadi bir senaryo kuralım… Düşün ki gün batmak üzere. Sevdiceğin ya da çok sevdiğin bir dostun da yanında, kumsalda yayılmışsınız keyfe keder. Hadi bir şişe de buz gibi akşam şarabı açılmış olsun. Nasılsa tatildesiniz, sabaha iş yok, ikinci şişeyi açar mıyız diye düşünmüyor da değilsiniz hani. Gökyüzü güneş batarken harika renklere bürünüyor. Pembe, mor, mavi, kırmızı, hepsi iç içe. Göz göze, diz dize oturmuş, film gibi bu kareyi paylaşırken “Öööööf çok güzel kare! Hemen Instagram’a koycam ben bunu!” diye düşünüp yerinden zıplıyorsun. Elindeki ekrana gün batımını, şarap kadehlerini, ikinizin kuma batmış ayaklarını sığdırma çabasına giriyor ve hatta mızmızlanıyorsun biraz “Yaa tatlım, ayağını uzakta tutmasana!” diye. O mükemmel fotoğraf karesini yakalaman 5 dakika sürüyor. Sonra filtre seçmen gerekiyor. Şimdi bir de fotoğrafın altına yazılacak yazı düşünülmeli, doğru hashtag’ler eşliğinde. Kafanı kaldırdığında güneş çoktan ufukta kaybolmuş, yanındaki kişiye de bu güzel andan yadigar, ismini etiketlediğin 2 boyutlu bir görsel kalıyor sayende. Amaç o anı dondurmaksa eğer, tamam çek. 1 kare çek, 3 kare çek. İlla ki bir yerde paylaşacaksan da sonra yap bunu. Unutma, güneş bazen 3 dakikada batar ve değerli anlara anlam katmak için sosyal medyaya hiç ihtiyacın yok.

❤Helinistik

Facebook'ta Paylaş Benkaçtım instagram

Please follow and like us:
0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir