Paris, Quartier Latin

latin-quarter-paris
Paris, Quartier Latin (kartie laten) ya da Fransızlar arasındaki adı ile Quartier Parisienne (kartie parisyen) eğer İstanbul’da olsaydı adı büyük ihtimalle “üniversiteler bölgesi” olarak bilinirdi. Latin mahallesi adını sanıldığının aksine bölgedeki Latin nüfusundan değil ortaçağ döneminde kurulan üniversiteler sayesinde Latincenin bu bölgede sıkça kullanılması nedeni ile almıştır.

İlk adı Université de Paris (üniversite dö paris) olan ve 1150 yılında kurulan Sorbonne (sorbon) tarihte kurulan ilk üniversitedir. Peşi sıra kurulan üniversiteler bu bölgenin yüzyıllar boyunca bilim adamları, düşünürler ve sanatçıların en çok rağbet ettiği, bilimin ve yeniliklerin yaşandığı bir bölge olmasına yol açtı.

Notre Dame (nötr dam)  kilisesi ile Lüksemburg bahçeleri arasında bulunan mahalleyi yaklaşık 3 saatlik  bir sürede gezebilirsiniz. Özellikle edebiyat severler için oldukça keyifli olacak olan bu gezinizin başlangıç noktası olarak size tavsiyemiz 10 numaralı metro hattı üzerinde bulunan cardinal lemoine (cardinal lemoğan) istasyonunu kullanmanız. İstasyondan çıkar çıkmaz aynı sokak üzerinde 71 no’lu binada İrlandalı yazar James joyce’un bir donem yasadığı ve  ünlü eseri ulysses‘i  kaleme aldığı evi görebilirsiniz. Yine aynı sokakta, 74 no’lu binanın 3. Katında ve bir arka sokaktaki 39 nolu binada ise efsanevi yazar Hemingway’in bir süre kaldığı evleri görebilirsiniz.

Bu sokaklardan çıktıktan sonra Seine (sen)  nehrinin kıyısına kadar yürüdüğünüz süre içinde çevrenizde bir çok ünlü sanatçının müdavimi olduğu Paris’in meşhur kafelerini ve kitapçılarını bulacaksınız ama bizim önerimiz bir mola için Jean Paul Sartre (jan pol sartr) ve Simone de Beauvoir (simon dö bovuğar) gibi isimlerin de zamanında takıldığı Café de Flore’a (kafe dö flor) uğramanız. Artık çok turistik olduğu için fiyatları biraz fazla olsa da bir kahve ya da Fransızların tadı rakıyı anımsatan likörü pastisini tadacak kadar bütçe ayırabilirsiniz.

Bu kısa moladan sonra isterseniz çevredeki sokaklarda kaybolup Picasso’nun Guernica’yı tamamladığı stüdyosunu ya da ünlü yazar Oscar Wilde’ın menenjitten öldüğü oteli ziyaret ederek yavaş yavaş Jardin du Luxembourg’a ulaşıp bu keyifli bahçede diğer Parislilerle birlikte uzun yürüyüşünüzün yorgunluğunu atabilirsiniz.

Latin bölgesindeki yürüyüşünüz boyunca ünlü yazarları anmak, sahafların arasında gezmek içinizi kitap alma aşkı ile dolduruyor ama Fransızca bilmediğiniz için sadece bakmakla yetiniyorsanız hiç  üzülmeyin. Paris’in en ünlü kitapçısı  olan ve Rue de la Bûcherie (rü dö la büşöri) üzerinde bulunan Shakespeare & Company adlı kitapçıda İngilizce kitaplar arasında kaybolabilirsiniz. Eğer sizi ilgilendiren konu kitaplar değil plastik sanatlarsa bunun için önerimiz bölgedeki iki uzun sokak olan Rue de Marine (rü dö marin) & Rue de Seine (rü dö sen) üzerindekileri galerileri ziyaret etmeniz.

Ekin Soyaslan

Facebook'ta Paylaş Benkaçtım instagramкак узнать уникальных посетителей своего сайта

Please follow and like us:
0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir