MJ

22 yaşında İngiliz Edebiyatı bölümünden mezun olduğumda aklımda yalnızca iki şey vardı: kelimeler ve yollar. Dilini konuşmadığım, havasına suyuna alışkın olmadığım bir şehirde saatlerce, kilometrelerce yürümek, caddesine ağacına hayran kalmak  ve keşfetme tutkumu kelimelere dökmek için 4 yol arkadaşımla beraber kendimi önce Avrupa’ya attım. Yürümekten ağrıyan ayakların bir insanı ne kadar mutlu edebileceğini bir ay boyunca 12 şehirde deneyimledim. Ayağımı bastığım her şehirden bir taş almaya, seyahat yazıları yazmaya, anı biriktirmeye, en çok ama en çok trenleri sevmeye bu geziyle başladım. Olayın gittiğin yer olmadığını, sadece gitmek olduğunu bu geziyle anladım. Başka bir sokakta yürümek, başka bir ağacın gölgesinde dinlenmek… Ruhumu yenilemenin bir uçak biletinden ibaret olduğunu bu gezide gördüm. Yani şimdi beni Mars’a da gönderseler ilk uzun metrajlı seyahatimi hayatta satmam!

Sonrası zaten çorap söküğü gibi geldi. Uyuşturucu gibi, bir kere o çantayı alıp yola çıktıysan geçmiş olsun. 6 yıldır kazandığım paranın çoğunu ruh yenileme seanslarıma harcadım. Hiçbiri için de pişman olmadım. Gitmek kadar eve dönmenin ve demli bir çaya kavuşmanın verdiği mutluluğa bağımlı oldum. Hatta belki bazı biletleri sadece dönmek için aldım. Bazılarını bir yıl sonraki bir tarihe aldım ki o bir yıl boyunca en kralından hayallerim olsun eheh.

Bu arada 6 yıldır bu biletleri bana kelimeler kazandırıyor. Sağ olsunlar. Özel sektörde beyaz yakanın üzerine renkler serpiştirebilmiş bir şirkette editörlük yapıyorum. İşim sayesinde seyahatlerimin ucu Güneydoğu Asya’ya dayandı. Yeşilin seksensekizbin tonuyla içimi coşturan bu memleketlerle de özel bir bağ kurdum. Teşekkürler işim!

Buraya da bir şeyler karalamaya geldim. Hep defterlere, kendimize yazacak değiliz  🙂

MJ

 Yazarın Tüm Yazıları

поведенческих улучшение

Please follow and like us:
0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir