Paris Louvre Müzesi

Sanat ruhlu gezginlerimiz, dünyanın en çok ziyaret edilen müzesine hoşgeldiniz. Louvre, öyle büyük, öyle dolu dolu bir müze ki tamamını bir günde gezmeniz imkanız. Bu yüzden tatilinizin en az bir gününü buraya ayırmanız gerekebilir!

Louvre Müzesi ilk olarak 1190 yılında kale olarak yapılmıştı. 16. yüzyılda ise kraliyet sarayına dönüştürüldü. Burada yaşayan kraliyet ailesi 1793 yılında Versay sarayına taşınınca da bina, içindeki 537 resimle birlikte müze olarak halka açıldı. Şimdiyse içinde 6. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar uzanan 35.000 tane paha biçilemez sanat eseri barındırıyor. Sergilenenler bir yana, Louvre müzesi mimari olarak da başlı başına bir sanat eseri gibi.

Fransa tarihine ve eserlerine baktığımızda sık sık karşımıza çıkan Napolyon, Louvre’a da imzasını atmış. Orada yaşadığı dönemde Louvre’un adını Napolyon Müzesi olarak değiştirmiş ve koleksiyona 5000 parça daha eklemiş. Ama Napolyon düştükten sonra bu eserler asıl sahiplerine geri verilmiş.

Dediğimiz gibi Louvre her zaman bir müze değildi. Nazi döneminde bu bina İkinci Dünya Savaşı’nda çalınan eserlerin konduğu bir depo görevi gördü. Nazi ordusu Fransa’ya yaklaşırken Louvre yetkilileri müzedeki on binlerce eseri, üç düzine kamyona doldurup şehir dışındaki özel şatolara kaçırdı. Alman işgali sırasında Naziler, Louvre’un tekrar açılmasını emretti ancak bomboş koridorlardan ve taşınamayan dev heykellerden fazlasını bulamadılar. Bu yüzden de özellikle Yahudi olan zengin Fransız ailelerinden topladıkları kişisel eşyaları ve sanat eserlerini Louvre’a doldurdular. Bu parçalar, müzenin 6 büyük odasını kapladı.

Müzeye girmeden önce sizi karşılayan Louvre piramidiyse 1983 yılında yapılan yenileme çalışmaları sırasında binaya eklendi. Yenileme çalışmaları kapsamında müzenin ana girişi için yeni bir tasarım planlandı. Çinli-Amerikan mimar I. M. Pei’e emanet edilen proje kapsamında yeraltında bir lobi ve modern, cam piramit yapıldı. Bu proje pek çok tartışmayı da beraberinde getirdi çünkü Pei, Fransız olmayıp da Louvre’a eli değen ilk mimardı. Fransızların ne kadar milliyetçi olduklarını duymuşsunuzdur.

Barok mimarisine sahip olan Louvre Müzesi’ne tezat duran bu modern dokunuş sizin gözünüze nasıl görünür bilemeyiz. Ancak bu piramit sayesinde alt kattaki lobinin ışık alması sağlandı, alana hediye dükkanları ve kafeler eklendi. Louvre’un avlusunda aslında 4 piramit yer alıyor. Etrafınıza göz gezdirirseniz daha küçük olan diğer üç piramidi de görebilirsiniz.

Louvre Müzesinde ne var derseniz? Louvre müzesinin daha içine girmeden bile söyleyecek ne çok şey var değil mi? Ama artık içeride sizi nelerin beklediğini anlatalım. Louvre’un 68 bin metrekarelik sergi alanında 7 bölüm var. Yakın doğu eserleri, Mısır eserleri, Yunan ve Roma eserleri, İslam eserleri, heykeller, dekoratif sanatlar, resimler, baskı ve çizimler. Bununla da bitmiyor, bu dev bina içinde kütüphane, konferans salonu ve Louvre Müzesi sanat tarihi ve müzecilik okulunu da barındırıyor.

İstatistiklere göre bir turist müzede ortalama 7 saat geziyormuş. Ama belirttiğimiz gibi müzenin tamamını, bütün eserleri tek tek görmek istiyorsanız 1 gün size asla yetmeyecek. Her esere 30 saniye ayırır ve her gün müzeye gelirseniz tamamını 100 günde görebilirsiniz! Bunu yapmak pek kolay olmadığına göre, bu dev müzenin labirent gibi koridorlarında kaybolmadan önce, özellikle görmek istediğiniz eserleri önceden belirlemenizde fayda var. Çünkü sadece belirlediğiniz eserleri görmeye çalışırken bile sağınızdaki solunuzdaki muhteşem eserlerden etkilenecek, biraz buna bakayım, biraz şurayı gezeyim derken saatlerin nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız.

Mona Lisa, Venus de Milo, Kayalıklar Bakiresi, Le Sacre de Napoléon müzenin en çok ilgi uyandıran eserleri arasında diyebiliriz.
Dan Brown’ın Da Vinci’nin Şifresi kitabını veya kitabın sinema uyarlamasını duymuşsunuzdur. Louvre Müzesi’nin önemli rol oynadığı bu kitabın dünya çapında ünlenmesinden sonra müze ziyaretçi sayısında da artış oldu. Zamanınız varsa Louvre ziyaretinizden önce filmi izlemenizi şiddetle öneriyoruz.

Gelelim müzenin pop starına: Leonardo Da Vinci’nin, şifresi hala çözülemeyen ünlü Mona Lisa’sı. Mona Lisa’nın önündeki insan kalabalığından sıyrılıp tabloyu ilk gördüğünüzde biraz şaşırabilirsiniz. Çünkü büyüklüğü hiç de düşündüğünüz gibi değil. Ortalama 50’ye 70 santim olan Mona Lisa ve gizemli tebessümü öyle ilgi görüyor ki müzenin girişinden itibaren sizi doğrudan tabloya yönlendiren tabelalar var. Ayrıca müzedeki diğer eserlerden farklı olarak, özel güvenlik görevlileri ve kurşun geçirmez cam ile korunuyor. Ancak tüm bu korumalara rağmen Mona Lisa 1911 yılında çalınmış. 2 yıl boyunca duvardaki yeri bomboş kalan tablo nihayet bulunduğunda hırsızın İtalyan olduğu anlaşılmış. Eseri çalma sebebiyse aslen İtalyan olan Da Vinci’nin memleketine götürmek istemesiymiş.

Peki Louvre Müzesi kaça kadar açık? Salı günleri haricinde, sabah 9’dan akşam 6’ya kadar açık olan müze, bu süre bana yetmez diyenler için Çarşamba ve Cuma günleri akşam 9:45’e kadar açık.

Akşam saatlerinde ziyaret edenlere güzel bir haberimiz var! Müzeye Belphegor adında bir mumyanın hayaletinin dadandığı söyleniyormuş. Hatta yakınlardaki Tulleries bahçesinin de kırmızı giysili bir hayaleti varmış. Dikkat!

Hato der ki

Facebook'ta Paylaş Benkaçtım instagram

Please follow and like us:
0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir