Huysuz Panik Atak Kadın!!!

Ben yoğun çalışan biriyim! Mağazacıyım,  yazarım,  anneyim,  arkadaşım,  ablayım ve de bıdı bıdı’yım bissürü! Yoğunum yani çok  meşgulüm.

Sene de 3 defa izin kullanıyorum. 1’er hafta bölüyorum her defasında. Kıyamıyorum bi anda kullanıp bitirmeye. Yaz iznimin bu yılki ilk haftasını bir deniz kenarına kaçarak gerçekleştiriyorum, tam da şu an! İlk kaçış planımın içinde oğlum vardı elbet. Onun eğleneceği, seveceği, en başta bol bol oyun oynayabileceği bir yer seçtik. Şehrin kalabalığından, yoğun iş temposundan ve hayatın geveze çenesinden kaçmamıza tam 3 hafta kala Behiç’in en sevdiği komşu kızı ablası Begüm’ü de kaçma planımıza bi anda dahil ettik. Ve 3 jenerasyon bunaldığımız herşeyden kaçmak için planımızı şekillendirdik.

36 yaşında bi kadın, 17 yaşında bi ergen ve 10 yaşında bi cüceyle kendimi yollarda buldum. İtiraf edeyim herkes cesaretime hayran kaldı. Ulan 3 cambaz bi ipte oynamaz, aklını yersin dediler. Hadi be dedim eğlenicez biz. Bi kere 10 yaşımı çok iyi biliyorum ben, Behiç’i yönetmem çok kolay. Begoş da çok uyumlu bi ergen zaten. Eee kendini de bilen biriyim. Sorun çıkmaz  bu tatilde dedim. Aldık bavullarımızı koşa koşa kaçtık!

Kaçtığımız yerde hepimizin neşesi yerinde, stresleri çamaşır iplerimize asmış olmanın verdiği heyecanla hooop hemen deniz havuz güneş… Havuzda bangır bangır müzik çalarken Behiç kuduruğu bi o kaydırak bi bu kaydırak kayarken, Begüm ablası da ona eşlik ediyordu. Ben de güneşleniyor  “işte yaaa bu kadar,  ne var bunda” diip haklı olmanın gururuyla, aman şuram da yansın, aman burama da güneş kremi süreyim diyordum.  Derken akşam oldu.

Yemeğe inerken Begüm’ün “Balca abla akşam bi bira içebilir miyim?” sorusuyla kafamda bi anda geçmişe uçuşlar yaşandı. Laaaaaaaaan ben 17 yaşımı unutmuşum, unutmuş da ne kaaaa deli olduğumu gömmüşüm! Haydaaaa dedim. Ohaaa dedim! Ben bunları nasıl unuttum dedim. Ve hooooop uçtum kendi 17 yaşıma! Kafamın içinde flashback’ler ve olaylaaaar olaylaaaar! Sarhoş olmaya, aşık olmaya, evden kaçıp partilemeye, 18 yaş üstü barlara gitmeye çalışmalara, “çok gezen tavuk ayağıyla bok getirir” cümlesine inat manyakça gezmeye olan enerjim ve isteğim hepsi bi anda “koşun lan koşun Balca’nın hafızasına geri gelin” dedi! Ahaaa dedim bittik.

Ağzımdan bi anda “bi bira iç” cümlesi çıktı. Sonraa “koşun koşun koşun” diyen bi sürü başka anı geldi hafızama. İyi bok yedin diyerek, çarptım ağzıma! Keşke terlikle de vurabilseydim. Bi bira içmeye izin alan ergen pek tabi gerisini getirmek ister efenim! Ben de öyleydim çünkü.

Ve eveeet! 10 yaşındaki kuduruk cüce ve Begoşum akşam partilemek istediler. Hay alaaaaam! Ergeni anladık da sana noluyo cüce?!?!?!?! Yasak yalanı getirir anane sözüyle tamam dedim! Tam 4 saat dans ettiler. Ve ben geceyi tam dört saat boyunca sürekli tanımadıkları, onlarla dans etmek isteyen herkesten, onları kollarından tutup çekerek ; heeey burda dans edin bakim diyerek, Begüm’ün bira yudumlarını sayarak,  en sonunda Begüm’le tanışmak isteyen birini “hadi bakim hadi bakim yallah” diye tersleyerek ve onları 11’de odaya kapatarak geçirdim!

Benden nefret etti böcüklerim. “Adımı Huysuz Panik Atak” koydular. Ve beni balkona atıp, gecenin geri kalanını dedikodumu yaparak geçirdiler. Bir ergen ve bir cüce için nasıl ajanlık yapılır, nasıl domuz olunur, onları kötü kalpli insanlardan nasıl koruyabilirim başlıklı tatilim harika geçiyor! Ultra süper, hiper geçiyor! Her gece partiliyoruz ve her gün Begoş bi müzik dinleyip “şu an çok hüzünlüyüm ve nedenini bilmiyorum”  diyor! Aşık olmak istiyorsun, içki içmek , dağıtmak istiyorsun, sapıtmak istiyorsun çünkü sen çok tatlı bir ergensin ve içindeki enerjini ben sana yaşatmıyorum. Çünkü dünya çok kötü diyemiyorum! Onun yerine “ne hüznü be sen daha çocuksun”  diyorum!

Oooof ya ananeme benziyorum gittikçe!!!

RuhumHep4Mevsim

Facebook'ta Paylaş Benkaçtım instagram

Please follow and like us:
0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir