Anadolu

Binlerce yıllık bilinen ve bilinmeyen evvel zamanın içinde, develer tellal pireler berber iken,

Ey insanoğlu denilen meczup varlık, olur da senden bir parça bu topraklarda bir yerlerde saklanmış, olur da sen onu kaybetmiş isen eğer,

Er geç ulaşır o beklenen ses iki kulağından birine, fısıltı olur çığlığa döner, yalnız sen duyarsın…

Seni çağırırlar birer birer… Gel de ara, gel de bul, gel de kavuş  sana ait olana diye… icimdeki-yolcu-mardin

Yollara düşmem bu sebeptendir,  nice ben’in sesini duydum ben. Peşlerine takıldım, az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim.

Denizleri aştım, su birikintilerinde boğuldum. Engebeleri geçtim,  taşlara takılıp düştüm.

Durdum, koştum..soluklandım, nefes nefese kaldım.

Bulduklarım da oldu, dokunup kavuşamadıklarım da…

Masallar dinleyip, dipsiz bir kuyudan çekerken kan ter içinde kaldığım gerçeklerim de…

Her pencere kenarında bir hayat ağacı saklıdır bu topraklarda.

Deli dolu yüreğim gibi. Yer ile gök birbirine karışır…

İçimdeki gel gitler gibi… Asi bir kadın olup altüst de eder, dingin bir ana yüreği olup sarıp sarmalar da seni…

Aldığım nefes, ruhumdaki özlem gibi…. Derin derin, soluk almak nedir unutmuşçasına, hatırlayınca sarılı bir ürperme, ardından kendini koyverme boşluğa.

anadolu Sorarım şimdi kendime, henüz tüm parçaları tamamlanmamış benliğime…

Ne zaman Kürt bir kadın oldum ben bu topraklarda?

Doğurmadan ana olup, iki kız evladını koynuma alınca.

Ne zaman Yezidi bir abla oldum ben?

Yemeden yedirip, giymeden giydiren, yürekleri bebek, çocuk diye çırpınan gönül dostlarının selamını , sevgisini onlara götürünce.

Ne zaman Süryani’ye, Alevi’ye, Ermeni’ye, Laz’a, Çerkez’e, Roman’a  gardaş oldum, can oldum, yaren oldum ?

Sofralarına bağdaş kurup oturunca, sohbetlerine yürekten ortak olunca, her birini sarılıp sarmalayınca, ellerinden tutup gözlerine bakınca, onlarla ağlayıp onlarla gülünce.

Ne zaman Melek Tavus,  Şahmaran, Mem-u  Zin, Ferhat ile Şirin oldum? Ne zaman Ağrı, Ahtamar, İshak Paşa, Hacı Bektaş, Şems oldum? Ne zaman Urartular, Asurlar, Hititler, Frigler, Babiller, Lidyalılar oldum ?

Kadim kelimesi bu topraklarda anlam, bu topraklarda cevap bulunca, sözüme söz, gözüme göz olunca.

Anadolu Toprakları berekettir… Dokunmasını bilene bolluktur… Hissetmesini bilene özgürlüktür… Yaşamasını bilene birliktir, beraberliktir, hoşgörüdür…

Mardin… Urfa… Gaziantep… Diyarbakır… Antakya… Kars… Erzurum… Van… Sivas… Sinop… Amasya… Amasra… Kastamonu… Trabzon… Rize… Artvin… Samsun… Edirne… Çanakkale… İzmir… Tokat… Burdur… Bursa… Konya… Kayseri… Nevşehir…

Ömür yettiğince yollara devam…

Belli mi olur, bir gün Anadolu’nun bir kasabasında, yolların ve hayalin son noktasında, birleşen tüm parçalarımla beraber şekerli bir Türk kahvesini höpürdetir, birbirimize kavuşmanın huzurunu soluruz…

 

İçimdeki Yolcu

Facebook'ta Paylaş Benkaçtım instagram

Please follow and like us:
0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir